Çok Uzun Bir Yoldan Geldik Ve Gün Doğuyordu Amed'in Gözlerine Şiiri - Deniz Ekrem
img
Deniz Ekrem Çok Uzun Bir Yoldan Geldik Ve Gün Doğuyordu Amed'in Gözlerine
l
Çok uzun bir yoldan geldik,
Avuçlarımızda koca bir dünya,
Yüreğimizde suskunluğa inat bir çığlık.
Meydan okuduk sonra,
Tarihten daha uzundu gözlerimizin ufku.
Türkülü geceler sırtladık,
A-
ğıt-
lar
Yakarken analar tandır ateşinde.

Gürül gürül aktık yeryüzüne,
Gökyüzünden çalıp yağmurları.
Sığmadık hiç bir denizin gövdesine,
Okyanuslar kâr etmedi,
Kâr etmedi gökyüzü,
Taş-
tık,
Ölümün sesine koştuk sonra,
Namludan çıkan mermi gibi...


II
Kara-
ca-
dağ
Kustu öfkesini
Sevgisini unutup.
Dic-
le
deli,
Dic-
le
Önüne geçilmez bir ateş;
Dicle kadındı Fırat girerken koynuna...

Mun-
zur
uzaktan bakıyordu,
Gözleri kartal.
Alnında gün batımı,
Güneşin belalısı.
Saçının karasına bağlıyordu sevdayı
Me-
zo-
po-
tam-
ya.
Tüfeğini doldurur gibiydi
Bo-
tan.
Gecenin ayak seslerini duyuyordu uykusunda bir karınca,
Ozan yelesine yapışmıştı karanlığın,
Gün doğuyordu...


III
Sürgünde kirlenmiş sakalların tetikteki günlerini aştık,
Sürgünümüz olurdu kirlenen sakallarımızda beliren.
Süngümüze çarpardı keskin acı bilenmiş,
Bileklerimizde yaşamak sancısı,
Gün doğuyordu...


IV
Geceyi sırtımızdan atarak,
Suya taş atar gibi attık hep bir ağızdan zifiri renge gülüşlerimizi.
Çığlık belirirdi gölgesinde bir rüzğârın ansızın.
Sus-an kayalar,
Patika,
İncelmiş yollar.
Bir ceylan gibi sekerek yürümesi düşerdi aklımıza,
Kimsenin bilmediği sol yanımızın sahibi/ni
Düş- l -erdi gece,
Devrilmiş bir çınar gibi...


V
Uzun bir yürüyüşü vurduk sırtımıza,
Sırtımız kambur.
Avutmadık sesini mermilerin,
Ninnilere uzaktan baktık.
Nineler dönüş yolunun çatal ağızlarında
Ağır ağır mintanlarına dağları asarken,
Önümüzde yaprak olup yere düşene
(İ-
NA-
DI-
NA)
Gülerek bakmayı,
Öğrendik bizden önce koşan kayalıklardan.


VI
Bir duvar çıkmadı karşımıza,
Bilir gökyüzü,
Yaslanmadık.
Dokunmadık nazlı bir tene
Yaşamak delir sen,
Biz sanki hiç olmadık.
Bize sessizligi anlatsın börtü böcek,
Bize sessizlikte postalların nalçalı sesini.
Bir Ceylanın ürkmüş gözlerini çizsin
Uğul-
tular-
dan
arta
kalan-
lar,
Ki
Dokunalım toprağa...


VII
Sular ne çok üşümüş,
Yanmış yangınlar,
Orman gibi susmuş ayak izlerimiz
''Öl-
müş-
sen/m ''
Demiş bozkırlar,
Tetik tetik.
Her ölüm kendi derdinde.
Kimseler sarılmasın,
Avuntusuz kalmaktır hesabına düşen namlunun.
Yalnızlık payıdır sırtından vurulmanın,
İhanetin,
Hıyanetin,
İlletin...


VIII
Gök gürlemesi günleri geride bıraktık,
Tırnaklarımızla mezar kazdığımız toprakların acısını alnımıza.
Kuşatıldığımız yeryüzünün en eskiyen yüzünü koyduk ta cebimize,
Yollara çıktık;
Kardaki ayak izlerinde baharı seyredip...

Eşeleyip kimi zaman toprağın karnını dinledik,
Kimi zaman toprağın karnında yeşerdik,
Sofrasında doyduk.
Konuşandı bizimle,
Bereketini savuran cömertçe.
Kucağını açan,
Isıtan
Topraktı.
Yürürken bedeninde,
Değişmeyendi her zaman.
Bırakırken koynuna birini sol yanından vurulmuş,
Dağlara emanett edip toprağı,
Selam durup derin koyaklara,
Yürüdük yanı başımızda gülümseyen ölümü kolumuza takarak,
Gün doğuyordu ölümün rağmına...


IX
Vardık sonunda uzak iklimlerden geçip giderek.
Vardık,
Alnımıza yazğısını bırakan savaşın tam ortasına.
Yol yorgunu ayaklarımızın altına sermeden günü geceyi gördük.
Vardık kıyısına güzeller güzeli ülkemin,
Dudaklarımızla öperek besledik sokak aralarını,
Yavrusunu gagasıyla büyüten kuş gibi...
Gözyaşını gördük dönüşlerde yorgun bitkin,
Zılgıtları işledik kabzamıza,
Dolu dizgin yüreğimizin atardamarlarını koyduk önümüze,
Yürüdük.
Ve
Var-
dık,
Varılacak olan yerlere ölmek sırası bizde deyip...


X
Türkülerle beslenen acıyı bal eyleyen dağlarımızdan,
Sıra sıra indikte
Vardık ve bu güne geldik.


XI
Bir yağız attı gözleri
A-
M-
E-
D-
İ-
N
Yüregi bir ana kucağında,
Duruşu hoyrat,
Bakışı yar.
Sen hiç diz çökmedin Amed,
Ayakta öldün hep.
Hemen yanı başında
M-
e-
m-
u-
Z-
i-
n'i gömdüler.
Binlerce yıl saklı kaldı acın
Gözlerini kör etme,
Gözlerin
Korkusuzluğumuzun kılıcı.
Yüzün yağmur damlası kan aksın bırak,
Zalimin elinden aldın bu günü Amed,
Sen gibiydi
K-
a-
w-
a'nın gürzü.


XII
Ateşi cehennem yangınlar,
Yanmaz her yürekte.
Yumruğundu halkın,
Asılsa da gün doğmadan tek tek.

Yeniden doğmaktı sana düşen ölümlerle,
Alnını şafağa tut
Ve haykır Amed,
Saçlarına gün doğarken,
Çok uzun bir yoldan boşuna gelmedik bu günlere...

21.03.2007/Amed
ÜYE
loading...